Beyin ve Özne Arasındaki Dürtü: Lacancı Nöropsikanalizin İçkin Bir Eleştirisi*

Adrian Johnston

Çeviri: Özgür Öğütcen

Jacques Lacan’ın çalışmaları bir dereceye kadar tavizsiz bir anti-natüralist itibarı hak etmesine karşın, onun öğretisi en ince ayrıntısına kadar dikkatle okunduğunda, psikanaliz ve biyoloji arasındaki olası her karşılaşmaya kategorik olarak düşmanca olarak tanımlanabilecek bir şekilde yaklaşmadığı görülür. Geçtiğimiz yıllarda, ben de dahil pek çok yazar Lacan’ın külliyatını natüralizm, materyalizm, realizm ve bugünkü bilimler açısından bir analiz pozisyonunun meseleleri temelinde yeniden yorumlayarak onun çıkarımlarını keşfetmeye başladık. Bu noktada, temel olarak nöro-psikanalizin (Anglo-Amerikan biçimlerinden farklı olarak) Lacancı bir türünü şekillendiren, analist François Ansermet ve nörobilimci Pierre Magistretti’nin çabalarına odaklanıyorum. Ansermet ve Magistretti’nin birbiriyle bağlantılı dürtü (Trieb) ve otonom öznellik teorileriyle iştigal ederek, onların projesinin içkin bir eleştirisini geliştiriyorum. Bu nöro-psikanalitik ikilinin önemli içgörü ve katkılarına sahip çıkmak için ve onları muhafaza etmek amacını güden bir biçimde davranarak, Ansermet, Magistretti ve benim, hepimizin ortak olarak peşinde olduğumuz şeyin gerekli ve aynı zamanda yeterli koşullarının tümünü daha berrak bir hale getirmeyi hedefliyorum: bu, beden bulmuş libidinal ekonomilerden denatüralize öznelerin doğuşunun bir açıklamasıdır, bu açıklamanın kendisi psikanaliz, nörobiyoloji ve felsefeden elde edilen kaynakları sentezleyen indirgemeci olmayan, yarı-natüralist bir materyalizmin çerçevesi içinde yer almaktadır.

Okumaya devam et “Beyin ve Özne Arasındaki Dürtü: Lacancı Nöropsikanalizin İçkin Bir Eleştirisi”