Ara

Özgür Öğütcen

Psikanalist, Psikiyatrist

Kategori

Genel

2024’de daha da fazlası için!

2023’de yayımladığımız kitaplar! 2024’de de pek çok farklı kitapla okurlarımızla buluşacağız. Psikanalizden felsefeye, nörobilimden edebiyata düşüncenin en incelikli örnekleri bizimle olacak. 2024’ün güzel ve barış dolu, şiddetsiz bir yıl olmasını diliyoruz şimdiden.

Yeni kitap

Lacan Sempozyumu 2023

Çıktı: Sınırların Ötesinde Lacan

Ceren Korulsan ile birlikte yazarları arasında olduğumuz Sınırların Ötesinde Lacan (Lacan au-dela des frontieres, Editions Stilus, 2021) kitabı Axis Yayınları’ndan çıktı. Lacancı psikanalizin dünyanın farklı ülkelerinde nasıl ortaya çıktığını ve geliştiğini merak eden okurlar mutlaka bu kitabı okumalı. Lacancı düşünceyle karşılaşmanın hem tek tek bireyleri hem de psikanalitik hareketi nasıl dönüştürdüğüne ilişkin tanıklıklar içeriyor kitap. Özellikle Japonya deneyimini okumanızı öneriyorum, diğerlerinin yanında: Düşünememenin bedelinin ne kadar ağır olduğunu çok iyi aktarıyor. Biz de Türkiye’deki deneyimi anlattık. Herkesin içinde bir şeyler bulacağına inandığım böylesi bir kitabın yayınlanmış olması çok mutluluk verici!

***

Daha Lacan hayattayken bile, öğretisi etrafında dünyada bir hareket yaratılmıştı. Bu hareket o günden bu güne büyüyerek yayılmaya devam etti. Ve bu söylemin yayılması sadece canlı olmakla kalmadı, aynı zamanda psikanalizdeki yönelim için belirleyici hale de geldi.  

Bugün dünyanın pek çok ülkesinde Lacancı hareket başat psikanalitik yaklaşımı temsil etmektedir. Lacancılık dışındaki psikanalitik anlayışlarda belirgin bir gerileme yaşanırken Lacancı düşünce psikanaliz dışındaki alanları etkilemeye devam etmektedir. Film okumalarından felsefeye, radikal politikadan özne tartışmalarına, edebiyat eleştirisinden feminizme kadar bir dizi alanda Lacancı psikanalize göndermeler yapılmaktadır. Bu yaşayan, canlı bir teori ve pratiğe işaret ediyor. Türkiye de bu gelişmelerin dışında kalmadı, burada da Lacancı psikanalize dair güçlü bir ilginin olduğunu söyleyebiliriz. 

Bu kitap işte bunu göstermektedir. Yazarlar aktarımın etkisiyle ve Lacan’la karşılaşmalarının bir sonucu olarak farklı ülkelerde kendileri için temelde neyin değiştiğine tanıklık ediyorlar.

Bize Japonya’dan Arjantin’e, Çin’den Türkiye’ye, Kolombiya’dan İtalya’ya kadar Lacan’ın dünya çapındaki etkisini kavrayabileceğimiz bir panorama sunuyorlar.

Yeni yazı: Sapkınlık nedir? “Gayet iyi biliyorum ama yine de …”

Sapkınlık nedir? “Gayet iyi biliyorum ama yine de . . .”*

Özgür Öğütcen

“Cinsellik kavramının çocukların ve sapkın denenlerin analizinin gerekli kıldığı üzere ‘çekiştirilmesi’ne gelince, psikanalize yüksek bir bakış noktasından küçümsemeyle bakan herhangi bir kişinin, psikanalizin genişletilmiş cinselliğinin ilahi Platon’un Eros kavramına ne denli yaklaştığını anımsaması gerekir.”

Freud, 1920, Cinsellik Üzerine Üç Deneme’nin dördüncü basımına önsöz[1]

FREUD

İnsan cinselliğinin tezahürlerinin, hem “normal” kabul edilen hem de sapma kabul edilen biçimlerinin, çok geniş bir çok-biçimlilik arz etmesi sapkınlık sorunsalını ikiye bölen bir hat oluşturuyor. Bu hattın çizdiği sınırların bir tarafında sapkın olarak tanımlanan bireyler yer alırken diğer tarafında ise cinselliğin bizatihi kendisine içkin sapkın özellikler bulunması yer alıyor. 

Freud’un meslek yaşamının başında ne toplumla ne de bilimsel çevrelerle çatışmacı bir tutum içine girmek istememesi onu sapkınlığı insan doğasının hayvani yanıyla tanımlayan zamanının bilimsel popüler söylemine yaklaştırmıştı. Bununla birlikte Freud, özellikle dipnotlarda belirginleşen kendine yönelik eleştirel tutumuyla, çocukluk çağı cinselliğini ve genel olarak cinselliği çok-biçimli sapkın ilan edince konumu tamamen değişmişti. Bu sadece onun konumunu değiştirmekle kalmadı, cinselliğin doğasının ne olduğuna ilişkin sorunsalı da yerinden oynattı. Freud sayesinde sapkınlık, yani hem sapkın özneler hem de sapkın cinsel davranışlar bir damga, aşağılayıcı bir dejenerasyon olmaktan çıkıp anlaşılması gereken bir yapı statüsüne yükseldi. Bu hususta Freud’un “normal” olarak adlandırılan kategoriyi de dönüşüme uğrattığını söylemek yerinde olur. Ama bu, adım adım gerçekleşti. Freud böylece kendisinden önce gelen ve cinselliği ve onun sapmalarını teorize eden kuramcılarla arasına bir mesafe koymuş oldu. Bu sayede çağının bilimciliği, evrimciliği ve konformist orta yolculuğu karşısında dirençli ve hatta yer yer uzlaşmaz bir klinik alan inşa edebildi.   

Okumaya devam et “Yeni yazı: Sapkınlık nedir? “Gayet iyi biliyorum ama yine de …””

Çok yakında!

Psikanaliz Araştırmaları Derneği 2023-2024 Eğitim Programı

Sempozyum

https://lapsychanalyseaupieddelalettre.com

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑